Ana içeriğe atla

Başlangıç Çizgisi


Başlarken...

Sayın okur başladığım çizgiye hoşgeldin. Bu yazım bir başlangıç çizgisi olduğu gibi bununla birlikte seninle aramızda ki samimiyetin ufuk çizgisidir. Genç nesillerin artık yazarak değil görerek öğrenilir dediği bu çağda uzunca bir yıldır bulunuyorum ve emin ol hala yazıyorum. Hedeflerim beni bu yönergeye sokup, "bu sistem de dön insanlar dönene bakar" dediği için çirkin suratımı bu defa da internetle yıkıyorum. Yıllardır yazdığım gibi hala ağır eleştiri adı altında ne halt yediği belli olmayan sistemlerin, objelerin anti dil canavarıyım. Aynı zamanda güzel olan herşeyi melek konumuna getirdiğim için halk kahramanıyım. Ve sende kendini moron bir grubun elemanı olarak görmeyip ortalıkta 'gaza bastım virajları haşmetli geçerim' modunda değilsen oku beni. Elbet merak ettiğin şeylerin tanıtımını bunun yanında zarar ve yararlarını sana anlatabilirim. Ne olduğunu söyle yeter. Zaten yolumuz baya uzun değil mi ? Başlangıç çizgisinden ufuk çizgisine kadar... takipte kal sayın okur.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Harriat ve Adwaitya

Harriat ve Adwaitya Yorgunluğun üstüme çökmesinden dolayı bugün aslında yazmayı düşünmüyordum sayın okur. Ama karşıma çıkan müthiş bir hayvan bütün yorgunluğumu benden aldı. Ve sayesinde hala daha ortalıklarda EVREKA ! EVREKA ! diye bağırıyorum. Uzatmadan hikayeye geçelim. Manikür pedikürümü bitirdikten sonra yatmak için yatağa girdim. Telefonumda takılırken uykunun gelmesini bekliyordum ki metin yazmam gerektiğini hatırlayınca bir anda irkildim ve Google'a "tarihte bugün" yazarak muazzam bir zekilikle araştırmama dalmış bulundum. Sitelerde ceylanlar gibi zikzak çizen gözlerim, çok tatlış ama bir o kadar hüzünlü bir yazıya takıldı. Siyaset, savaş, katliam, devrim gibi olayları okuduktan sonra sitenin en sonunda karşılaştığım bu küçük şey bana "bak beni oku. Çok güzelim ben" dedi resmen. Yazı, dünyanın en yaşlı hayvanının öldüğüyle ilgiliydi. Ve tabi tahmin edeceksiniz ki bu bir tosbağacık. Tosbağacık dediğime bakmayın. Jüpiterde nasıl yaşanacağını b...

Büyüme Durumsallığı

Büyüme Durumsallığı     Büyümek kelimesinin fiziksel olarak bir açıklamaya ihtiyacı olsaydı bu nolurdu ? Yani öyle bir tanım yapacaksınız ki Büyümek denilen kelimenin etkilerinin cisim dünyasında karşılığı olacak. E biraz düşünün bakalım.. Çıkmadı mı ? Büyümek, sizin hayatta oluşturduğunuz oluşumların artma durumudur diyor yazar.     Şimdi bir dakika gözlerinizi kapatın ve hayal edin.( Bu cümleyi okuduktan sonra gözlerim kapalı nasıl okuyabilirim diyen var mı ? Ben düşündüm çünkü ) siz o kadar hayal dünyası geniş bir çocukluk geçirmişsiniz ki büyüyünce mucit olmak istiyorsunuz. İlk icadınıza 9 yaşınızda başlıyorsunuz. Ve bir A icat ediyorsunuz. 10 yaşınız da bir B icat ediyorsunuz, 11 yaşınızda ise bir C icat ediyorsunuz. Ve bu böyle devam edip gidiyor. İşte büyümek kelimesi sizin bu yaptığınız icatların artma durumudur. Basit bir örnekle..      Buraya kadar okuduğunuz metnimde yazarın sadece ne demek istediğini anlamış oldunuz. Peki şimdi ...

Vize Haftası ve Dünya Mutluluk Günü

Vize Haftası ve Dünya Mutluluk Günü Bilir misin bilmem ama bugün 20 Mart Dünya mutluluk günü. Birleşmiş Milletlerin "Biz uluslararası, entellektüel, insan hakkını arayan adaletimizle siz insanları önemsiyoruz" dedirten reklam anlaşıyla 2012 'de ilan ettiği Dünya mutluluk günü. Tabi ki bugün işleyeceğim konum Birleşmiş Milletler değil. 20 mart 2014 tarihli bir haber.  Hiç dikkate alınacak hali olmayan uçkursuz, " beyinini cebinde taşıyan bütün gazeteciler buraya gelsin, burda toplanalım" mentalitesiyle hayat bulmaya çalışan ve iş mülakatlarında aday olan gazetecileri ceplerini boşaltma şartıyla bünyesine alacağını söyleyen Hürriyet isimli slogansız, kalemsiz bir gazete internet haberi yaptığını zannederek "üsküdar üniversitesini kurmuştur, gelsin bize mutluluğu anlatsın" dediği güya (söylenenlere göre) Türkiyenin bir numaralı psikiyatristi Nevzat Tarhanla bir röportaj gerçekleştirmiştir.  Haberi okurken Nevzat Tarhan'ın saçmalıkları ...