Vize Haftası ve Dünya Mutluluk Günü
Bilir misin bilmem ama bugün 20 Mart Dünya mutluluk günü. Birleşmiş Milletlerin "Biz uluslararası, entellektüel, insan hakkını arayan adaletimizle siz insanları önemsiyoruz" dedirten reklam anlaşıyla 2012 'de ilan ettiği Dünya mutluluk günü. Tabi ki bugün işleyeceğim konum Birleşmiş Milletler değil. 20 mart 2014 tarihli bir haber.
Hiç dikkate alınacak hali olmayan uçkursuz, " beyinini cebinde taşıyan bütün gazeteciler buraya gelsin, burda toplanalım" mentalitesiyle hayat bulmaya çalışan ve iş mülakatlarında aday olan gazetecileri ceplerini boşaltma şartıyla bünyesine alacağını söyleyen Hürriyet isimli slogansız, kalemsiz bir gazete internet haberi yaptığını zannederek "üsküdar üniversitesini kurmuştur, gelsin bize mutluluğu anlatsın" dediği güya (söylenenlere göre) Türkiyenin bir numaralı psikiyatristi Nevzat Tarhanla bir röportaj gerçekleştirmiştir.
Haberi okurken Nevzat Tarhan'ın saçmalıkları beni benden alırken bisiklet teorisi ve "Azla yetinen her zaman mutludur" isimli sloganı ciddi anlamda kalp krizli gülmeme sebep oldu. Gözlerimi hastahanede açtıktan sonra kendimi toparlayıp okumaya devam ettim. Haberi okumayı bitirdiğimde vize haftası dönemine denk gelen bugün, benim için mutluluk günü olmasından daha çok nefret dolu bir gün olarak takvimimde yerini aldı. Evet sayın okur şimdi istersen Nevzat Tarhan ne demiş bir bakalım.
"Azla yetinen daha çok mutludur" sloganı hakkında Nevzat Tarhan'ın ne dediğini direk alıntılıyorum.
" Tarhan, şartsız mutluluğun, kişinin sahip olduklarının kıymetini bilmesi olduğunu vurgulayarak, çok şeye sahip olan bir insanın mutlu olamayacağını söyledi. "
Öncelikle dolaylı olan bu anlatım az önce belirttiğim gibi Hürriyet gibi bir gazeteden beklenebilecek bir çarpıtma içerisinde olabilir. Bu bakımdan Nevzat amcaya çok yüklenmeyeyim dedim. Ama sonradan çok şeye sahip olan bir insanın mutlu olamayacağını söylemesi... işte onu söylemesi tekrardan kalp krizli gülmeme sebep oldu. Bayılıp uyandıktan sonra beynimde yorumladığım bu cümle akıl almaz bir hayal dünyasının kapılarını bana araladı. Birinci dünyamda zengin bir siyahi arkadaşımın (chris brown) yanında gözlerimi açtım. Yatları, katları, arabaları, uçakları, mücevherleri vardı. Yanına gidip sordum :
- chris mutlu olamıyacan olum.
Chris :
- he gülüm he devam et sen bu kafayla.
O dünyadan kovulduğum gibi varış noktam ikinci dünyamdı. Gözlerimi açtığımda karşımda kendimi buldum. Gülmek için zorladığım aptal suratım ve elimde telefonum. Sordum :
- Ne lan bu salak gülümseme noldu ?
- Vizeler bitti olum.
- Nasıl geçti ?
- Politikadan kaldın. Bide Ekonomiden On aldın. Hadi gülelim Reha. İki şarkı açta göbek atalım. Hadi gel azla yetinelim Reha. Korkma Reha azla yetinen mutludur. Bak banaaaaa ???#(#(((
Ve uyandım. Yani sayın okur vizende 10 20 30 40 gibi notlar alırsan havalara uç. Unutma Nevzat Tarhana göre 90 alırsan, mutsuzsun. Hayattan hiç bir şey isteme. Hiç bir şeyi amaç edinme. Ot gibi yaşa tamam mı ? Ben demiyorum lütfen Nevzat profesörünüz söylüyor. Onu dikkate alın neden çünkü o doktor, o prof, o üni kurdu. tamam mı ?
Sonuç olarak daha çoğu her zaman iste. Amaç edin. Savaş. Hırslan. Üzül. Gerekirse hiç gülme. Mutlu olmakta ne var ? Ben senin için hep mutluluk isteyebilirim birilerinden. Sana dileklerde bulunabilirim mutlu ol diye. Ama mutlu olmanı istemiyorum sayın okur, çarpışmanı savaşmanı istiyorum kafandaki hayalinle yırtınıp kabuslar görmeni istiyorum. Büyümeni istiyorum sayın okur. Ve bir gün öyle birgün gelecek ki güleceksin sayın okur. Ve o zaman diyeceksin " Huzur hepsinden daha iyi "
Huzurlu gülmeler dileğiyle hoşçakal sayın okur.
Hiç dikkate alınacak hali olmayan uçkursuz, " beyinini cebinde taşıyan bütün gazeteciler buraya gelsin, burda toplanalım" mentalitesiyle hayat bulmaya çalışan ve iş mülakatlarında aday olan gazetecileri ceplerini boşaltma şartıyla bünyesine alacağını söyleyen Hürriyet isimli slogansız, kalemsiz bir gazete internet haberi yaptığını zannederek "üsküdar üniversitesini kurmuştur, gelsin bize mutluluğu anlatsın" dediği güya (söylenenlere göre) Türkiyenin bir numaralı psikiyatristi Nevzat Tarhanla bir röportaj gerçekleştirmiştir.
Haberi okurken Nevzat Tarhan'ın saçmalıkları beni benden alırken bisiklet teorisi ve "Azla yetinen her zaman mutludur" isimli sloganı ciddi anlamda kalp krizli gülmeme sebep oldu. Gözlerimi hastahanede açtıktan sonra kendimi toparlayıp okumaya devam ettim. Haberi okumayı bitirdiğimde vize haftası dönemine denk gelen bugün, benim için mutluluk günü olmasından daha çok nefret dolu bir gün olarak takvimimde yerini aldı. Evet sayın okur şimdi istersen Nevzat Tarhan ne demiş bir bakalım.
"Azla yetinen daha çok mutludur" sloganı hakkında Nevzat Tarhan'ın ne dediğini direk alıntılıyorum.
" Tarhan, şartsız mutluluğun, kişinin sahip olduklarının kıymetini bilmesi olduğunu vurgulayarak, çok şeye sahip olan bir insanın mutlu olamayacağını söyledi. "
Öncelikle dolaylı olan bu anlatım az önce belirttiğim gibi Hürriyet gibi bir gazeteden beklenebilecek bir çarpıtma içerisinde olabilir. Bu bakımdan Nevzat amcaya çok yüklenmeyeyim dedim. Ama sonradan çok şeye sahip olan bir insanın mutlu olamayacağını söylemesi... işte onu söylemesi tekrardan kalp krizli gülmeme sebep oldu. Bayılıp uyandıktan sonra beynimde yorumladığım bu cümle akıl almaz bir hayal dünyasının kapılarını bana araladı. Birinci dünyamda zengin bir siyahi arkadaşımın (chris brown) yanında gözlerimi açtım. Yatları, katları, arabaları, uçakları, mücevherleri vardı. Yanına gidip sordum :
- chris mutlu olamıyacan olum.
Chris :
- he gülüm he devam et sen bu kafayla.
O dünyadan kovulduğum gibi varış noktam ikinci dünyamdı. Gözlerimi açtığımda karşımda kendimi buldum. Gülmek için zorladığım aptal suratım ve elimde telefonum. Sordum :
- Ne lan bu salak gülümseme noldu ?
- Vizeler bitti olum.
- Nasıl geçti ?
- Politikadan kaldın. Bide Ekonomiden On aldın. Hadi gülelim Reha. İki şarkı açta göbek atalım. Hadi gel azla yetinelim Reha. Korkma Reha azla yetinen mutludur. Bak banaaaaa ???#(#(((
Ve uyandım. Yani sayın okur vizende 10 20 30 40 gibi notlar alırsan havalara uç. Unutma Nevzat Tarhana göre 90 alırsan, mutsuzsun. Hayattan hiç bir şey isteme. Hiç bir şeyi amaç edinme. Ot gibi yaşa tamam mı ? Ben demiyorum lütfen Nevzat profesörünüz söylüyor. Onu dikkate alın neden çünkü o doktor, o prof, o üni kurdu. tamam mı ?
Sonuç olarak daha çoğu her zaman iste. Amaç edin. Savaş. Hırslan. Üzül. Gerekirse hiç gülme. Mutlu olmakta ne var ? Ben senin için hep mutluluk isteyebilirim birilerinden. Sana dileklerde bulunabilirim mutlu ol diye. Ama mutlu olmanı istemiyorum sayın okur, çarpışmanı savaşmanı istiyorum kafandaki hayalinle yırtınıp kabuslar görmeni istiyorum. Büyümeni istiyorum sayın okur. Ve bir gün öyle birgün gelecek ki güleceksin sayın okur. Ve o zaman diyeceksin " Huzur hepsinden daha iyi "
Huzurlu gülmeler dileğiyle hoşçakal sayın okur.

Yorumlar
Yorum Gönder